Barış Terkoğlu: Silahlar Sırbistan’dan geldi

Kaplan Grup şirketlerinin ABD’de açtığı davayı, Mekanik Kimya Sanayi’nin şikayetini ve Debbie Cross’un açıklamalarını bir araya getiriyorum. Birbirini doğrulayan bir şey var. Yani Ensar Vakfı Beşiktaş İlçe Başkanı İlker Küçüker, Nisan 2022’ye kadar MKE’nin Güney Kore Temsilcisiydi ve MKE olmayan silahları MKE’lermiş gibi dünyaya pazarlıyordu.

İpin ucunu çekince geliyor. Memleketimizden uzak bir silahtan bir kurşun çıkıyor. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde Amerika Birleşik Devletleri’nde açılan ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren davanın detaylarını anlattım. Davanın hedefi ASAP Logistics’in yanı sıra ABD’li iş kadını Debbie (Deborah) Cross ve ortağı şirketin CEO’su Güven Acarer’di. Şikayetçiler, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan’ı da suçladı. Debbie Cross’un kendisini MKE temsilcisi olarak tanıtırken büyükelçi başta olmak üzere çeşitli resmi bağlantıları kullandığı iddialar arasında yer aldı.

Debbie Cross, silah teklifini Ensar yöneticisinin yaptığını söyledi.

Dilekçede Büyükelçi Mercan, “Türkiye’nin ABD büyükelçisine birkaç milyon dolar ödediğine dair bilgi ve inanç var” ifadesiyle suçlandı. Geçen Pazartesi, bu sefer ABD’de ikinci bir vakayı anlattım. Makine Kimya Sanayii (MKE) de benzer bir zamanlamayla 13 Mayıs’ta New York’ta aynı isimlere dava açmıştı. MKE, Güney Kore’de kendi silahlarını satma yetkisine sahip Ensar Vakfı Müdürü İlker Küçüker’in Debbie Cross için sahte belgeler hazırlayarak ABD’de müşteri topladığını iddia etti. Konuları, suçlamaları, şüphelileri açısından iki dava birbiriyle örtüşüyordu.

ENSARCI CUMHURBAŞKANI’NIN SIRBİSTAN İÇİN ÖNERİ

Suçlamaların hedefi olan Debbie Cross’un Türkiye’de olduğunu öğrendim. Bu yüzden ona suçlamaları sordum. Cross’un bana söyledikleri, bu sefer gözlerimi Sırbistan’daki bir silah fabrikasına çevirmeme neden oldu. Debbie Cross, kendisinin de mağdur olduğunu ve aldatıldığını söyleyerek başladı. Söylediği gibi, ASAP Türkiye’de Güven Acarer ile ortaktı. Ensar Vakfı Direktörü ve aynı zamanda DEİK Danışmanı İlker Küçüker, Acarer ile görüşerek cazip bir teklifte bulundu. (Cross, kendisine gönderilen buluşmanın fotoğrafını da gösterdi.)

Cross, silah pazarlığının bir fotoğrafını paylaştı. En solda Güven Acarer (mavi gömlekli), en sağda İlker Küçüker.

Cross, toplantıdan WhatsApp mesajı yoluyla haberdar edildiğini söyledi. Cross ile “MKE Müdürü” olarak tanışan Küçüker, MKE’nin mühimmatının en kısa sürede ABD’de çok ucuza verilebileceğini söyledi. Mermi başına 9 kuruş teklif eden Küçüker’in ürünlerini 6 kuruş (kar, nakliye, gümrük, vergi) ekleyerek 15 kuruşa ABD pazarına sunacaklardı. Ancak Küçüker’e göre MKE, Türkiye için yeterli üretim kapasitesine bile sahip değildi. Başka ülkelerde de üretim yapıyordu. Cross, Sırbistan’daki bir silah fabrikasında MKE adına üretildiği söylenen mühimmatın kendilerine teklif edildiğini, hatta Küçüker’in mühimmatın fotoğraflarını bile gönderdiğini söylüyor. (Cross da bu fotoğrafı gösterdi.)

Cross’un haberine göre İlker Küçüker yüzde 30 peşinat istedi. ABD’deki alıcılar, peşinat ödemeden önce Sırbistan’daki mühimmatı uzmanlarla birlikte incelemek istedi. Ancak Sırbistan’daki silah fabrikasına üç kez gitmelerine rağmen içeri alınmadılar. Böylece satış gerçekleşmedi. Ancak, dolandırıldıklarını düşünen alıcılar Cross tarafından dava edildi. Evet, Debbie Cross tüm hikayeyi böyle anlatıyor… Ona göre her şeyden İlker Küçüker sorumlu. MKE’den aldığı Güney Kore’deki satış temsilcisi belgesi üzerinden onları aldattı.

‘MURAT MERCAN’A HEDİYE GÖNDERMEDİM’

Debbie Cross’a sorularımı sordum. En çok merak ettiğim, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Mercan’la davadaki suçlamalar nedeniyle ilişkisiydi: “Murat Mercan ile Haziran 2021’de Miami’de bir Türk etkinliğinde tanıştım. Türkiye’de iş büyütme hakkında konuştuk. Onu bunun için ABD’de bir senatörle tanıştırdım. Mercan’ın Türkiye’deki iş ilişkilerini genişletmek niyetinde olduğunu anladım. 2021’de New York’ta bir etkinlik düzenledim. Onu da davet ettim. (Dava dosyasına dahil) Söz konusu fotoğraflar o olaylardan fotoğraflardır. İş ilişkisi kurmaktan başka bir amacı yoktu.”

Cross’a, senatörlerle Murat Mercan adına resmi bir toplantı düzenlemediğini söyleyen Mercan’a hediye gönderip göndermediğini sordum. Cross, Noel için sadece bir kutu çikolata gönderdiğini söyledi. Bunun dışında Mercan’a hediye veya para göndermediğini söyledi. Mercan’ın kendisini Türkiye’den biriyle tanıştırıp tanıştırmadığını da sordum, öyle demedi. Mercan ile sadece iki kez yüz yüze görüştüklerini, en son Temmuz 2021’deki etkinlikte görüştüklerini söyledi.

Cross, MKE’nin dediği gibi, MKE’nin resmi direktörü olan biriyle hiç tanışmadığını itiraf etti. Cross, “İlker Küçüker ile ben de görüşmedim, Güven Acarer görüştü” dedi. Debbie Cross, kendisine Acarer’in asker olmadığı halde kendini asker olarak tanıttığı iddiasını sorduğumda partneri hakkında şunları söyledi: “Güven Bey’in asker olduğunu gösterdiği fotoğraf ve belgelerden biliyordum. ben. Gerisini yazınızdan öğrendim. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmiyorum. Acarer, ASAP Türkiye’ye katılırken asker olduğunu ve NATO ile iş yaptığını gösteren belgeler ve üst düzey isimlerin fotoğraflarını sundu. Başka bir bilgim yok.” Cross, Acarer’i Küçüker’le tanıştıran kişinin adını bilmediğini ancak avukat olduğunu söyledi.

‘TÜRKİYE’DEKİ ŞİRKETİMİ KAPATIYORUM’

Cross’a, “MKE Başkanının ve yöneticilerin adı kurumun internet sitesinde var, onun MKE Müdürü olduğunu teyit edebilirsiniz, bunu neden yapmadınız?” diye sordum. Cross cevap verdi: “Ben bir iş insanıyım. Güven bana İlker Küçüker’in MKE’nin yöneticisi olduğunu söylediğinde bundan hiç şüphem olmadı” dedi. Cross’a göre Küçüker, MKE temsilcisi olduğuna dair belgeyi de göstermişti. Bu belgenin Küçüker’e Güney Kore dışında herhangi bir yetki vermediğini düşünmedi. Debbie Cross’a Türkiye’deki vatandaşlık durumunu ve mülkiyetini sordum. Vatandaşlık başvurusunun olmadığını söyledi. Stadyumun arkasındaki ünlü kulelerden biri olan Seyrantepe’de bir buçuk milyon dolara daire aldığını söyledi. Mercan’ın bu daireye aracı olup olmadığını sorduğumda, “Murat Mercan beni herhangi bir şirkete yönlendirmedi. TABA Başkanı Süleyman Sanlı bana o evi almam için talimat verdi. Mercan az önce beni uyardı, ‘Debbie, orası Türkiye, dikkatli ol, bitmemiş bir binaya önceden para yatırma’. Daha önce de böyle dolandırıcılık vakaları olduğunu söyledi. Cross’a Acarer’in şirketiyle olan iş ilişkisinin devam edip etmediğini de sordum: “Güven Acarer, ASAP Türkiye’nin yüzde 50’sine sahip. Ancak, inandırıcı suçlamalar nedeniyle burada herhangi bir ticari işe girmek istemiyorum. Bu yüzden bir an önce Türkiye’yi kapatmayı düşünüyorum.”

YANLIŞ İMALAT

Son olarak Cross’a neden bazı şirketlerin kendilerini dolandırıcılıkla suçladığını sordum: “Sanırım bu davayı beni ve Murat Mercan’ı karalamak için getirdiler.” Cross’a göre, Coral siyasi olarak hedef alındı. Şirketi de bunun için yemlendi. MKE’nin açtığı dava, kendi adını ve logosunu korumak içindi. ABD’deki Kaplan Group şirketlerinin açtığı davayı, Mekanik Kimya Sanayi’nin şikayetini ve Debbie Cross’un açıklamalarını bir araya getiriyorum. Birbirini doğrulayan bir şey var. Yani Ensar Vakfı Beşiktaş İlçe Başkanı İlker Küçüker, Nisan 2022’ye kadar MKE’nin Güney Kore Temsilcisiydi ve MKE olmayan silahları MKE’lermiş gibi dünyaya pazarlıyordu. MKE başta olmak üzere birçok kişinin bu işten ticari zarar gördüğü muhakkaktır. Nitekim MKE, Küçüker hakkında suç duyurusunda bulundu. Sonuçta, Cross’un sunduğu belgelerde Sırbistan’daki adrese baktım. “Prvi Partizan” isimli 94 yıllık mühimmat fabrikası piyasaya çıktı. Bu adresten daha önce silahların nereye gittiği elbette Türk yargısının araştırma konusu. İpin ucunun dolandırıcılık davaları dışında başka yerlere de yol açıp açmayacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Aslında devlet kurumu ABD’de hakkını ararken Türkiye’de halk oturup izleyecek mi?

Leave a Comment